AKINCILAR
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaLatest imagesKayıt OlGiriş yap

 

 ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  Empty
MesajKonu: ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ    ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  EmptyCuma Ağus. 19, 2011 12:23 pm



16.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

http://www.ordumillet.com/Content.aspx?haberID=1432&B=abdnin-harac-sistemi


ABD açıkçası silahlı gücüne dayanarak dünyanın haracını toplamaktadır.
Dünya çarşısı, cam ve çerçeveyi kırmasın, tezgâhları devirmesin diye
mahallenin kabadayısını memnun etmektedir. Arada bir ayaklara kurşun
sıkmak veya ibret olsun diye adam vurmak, kabadayılığın şanındandır.

ABD, aslında kağıt ve mürekkep değil, askeri güçlerini ihraç
etmektedir. Soros'un Türkiye'ye önerdiği, "Orduyu ihraç" sistemi, bir
"Amerikan" modelidir.





Ekonomi, her zaman ekonomiyle açıklanamıyor. "Ekonomistlerin"
açmazı burada.

ABD'nin dış borcu 14,3 trilyon dolar.

Bu borcun 4,5 trilyon dolarının alacaklıları, elinde ABD
hazine bonoları olan ülkeler. Çin en büyük alacaklı, elinde 1,2
trilyon dolarlık bono var. Ayrıca 2 trilyon dolarlık döviz yığınağı da
var.



Bir bardak soğuk su

ABD'nin bu borçların üzerine yattığı herkesçe biliniyor. Mali
danışmanların verebileceği bir öğüt olduğunu sanmıyorum. Çin ve diğer
alacaklılar, çaresiz sağlık danışmanlarını dinleyip birer bardak soğuk
su içeceklerdir. Hatta yalnızca kâğıt parçası değeri olan bu bonoları
almaya devam etmeleri dahi kimseyi şaşırtmayacaktır. Güngör Uras, "ABD
Hazinesi tahvil bono satamayacak diye bir durum yok." diye durum
saptaması yapıyor (Milliyet, 8 Ağustos 2011).

Peki Çin, yalnız kağıt parçası değeri olan bu bonoları niçin
yığıyor? Ekonomi içinde cevabı olmayan soru budur.



ABD'nin en büyük ihraç kalemleri

ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrasında adım adım bir haraç
sistemi kurmuştur. Doların bütün dünyada geçerli ödeme aracı olması,
bu haraç sisteminin birinci aşamasıydı. Böylece ABD, üzerinde dolar
yazısı bulunan kâğıtları, dünya piyasasında gerçek değerlerle değişme
tekelini kurdu.

ABD'nin ikinci büyük ihraç malı, hazine bonoları oldu.
Aslında sistem aynıdır; yine üzeri yazılı kâğıt karşılığında büyük
değerlere el konmaktadır.

Bu sisteme baktığınız zaman, ABD ekonomisinin en önemli
üretim dalının kâğıt olduğu görülüyor. Ancak bu kâğıtların defter ve
kitaplardaki kâğıttan farkı, değişim değeri olmamasıdır. Sobada
yakılmasıyla elde edilecek enerjiyi de ihmal ederseniz, kullanım
değeri yoktur.



ABD'nin ordu ihracatı

Ekonomi âlimleri, bu manzara içinde Çin'in haline bakıp "vah
vah" diyorlar. Şu sıra en geçerli ekonomi analizi budur. Peki Çin
niçin bu hale düştü, ABD'nin bu borçların üzerine yatacağını bilmiyor
muydu?

Burada ekonomi dışı büyük gerçek arzı endam ediyor.
Emperyalizm, yalnız mali sermaye ihracı değildir; aynı zamanda büyük
silahlı güçlere sahip olan mali sermaye devletleri arasında güç
kullanılarak yürütülen bir hegemonya (üstünlük) çatışmasıdır.

ABD, dolar ve bono saltanatını, 60 yılı aşan süredir büyük
bir silahlı güçle sürdürüyor. Bu haraç sistemi, aslında ABD'nin kâğıt
ve mürekkep üretimine değil, uçak gemilerinden nükleer silahlara kadar
uzanan askeri gücüne dayanıyor.

ABD açıkçası silahlı gücüne dayanarak dünyanın haracını
toplamaktadır. Dünya çarşısı, cam ve çerçeveyi kırmasın, tezgâhları
devirmesin diye mahallenin kabadayısını memnun etmektedir. Arada bir
ayaklara kurşun sıkmak veya ibret olsun diye adam vurmak,
kabadayılığın şanındandır.

Bu durumda ilk kurduğumuz teori çökmektedir. ABD, aslında
kâğıt ve mürekkep değil, askeri güçlerini ihraç etmektedir. Soros'un
Türkiye'ye önerdiği, "Orduyu ihraç" sistemi, bir "Amerikan" modelidir.

Büyük Amerika, büyük ordu ihraç ediyor. Küçük Amerika da
küçüğünü ihraç edecektir.



Haraç kimlerden toplanır

Haraç, bilindiği gibi hem dostlardan toplanır; hem de hasımlardan.

Bazı gelişmiş kapitalist ülkeler, bu haracı kabadayının
sağladığı güvenlik karşılığında veriyorlar. Bunlar, ABD'nin Avrupa ve
Japonya ilişkilerinde açık açık ifade edilir.

ABD'nin stratejik hasım ilan ettiği Çin gibi ülkeler ise bir
tür barış vergisi ödemektedirler.

Bu vergi, daha ne kadar sürer, işte can alıcı soru budur!




Aydınlık
Doğu PERİNÇEK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  Empty
MesajKonu: Geri: ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ    ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  EmptyCuma Ağus. 19, 2011 12:25 pm

Bu verginin daha ne kadar süreceği önemlidir ama daha da önemlisi, mücahidlerin vuracağı darbedir.

Mücahidlerin vurduğu darbeler olmasa bu vergi ilelebet sürer.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  Empty
MesajKonu: Geri: ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ    ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  EmptyCuma Ağus. 19, 2011 1:46 pm

AMERİKA'NIN ÖNLENEMEZ BAŞAŞAĞI ÇAKILIŞI - 2

16.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

<![endif]-->
EKONOMİK ÇÖKÜŞ


Mehmet Ali Güller, 8 Ağustos günlü Aydınlık köşe yazısında Amerika'nın
borçlarından dolayı yediği fırçaları listeledi.

Açılışı Çin yaptı. Çin'in Dagon adlı finans kuruluşu, Amerika'nın
kredi notunu düşürdü.
Bunu, Çin hükümetinin resmi açıklaması takip etti:
"ABD'nin borç alışkanlığı dünya ekonomisini tehdit ediyor. ABD acilen
borçlarını yapılandırmalı"
Hemen arkasından Çin resmi haber ajansı Sinhua uyardı:
"ABD, savunma ve sosyal yardım harcamalarında kesinti yapmalı"

Bugüne kadar ABD'nin hakim olduğu IMF diğer ülkelerden borç
yapılandırması isterdi.

Rusya Başbakanı Putin, ABD'yi "asalak" ilan etti:
"ABD, borçları nedeniyle dünya ekonomisinin asalağı.
İmkanlarının ötesinde kredi ile yaşayan bir ülke."

Sıra Hindistan'a gelmişti.
Başbakanılık Ekonomik Danışma Konseyi Başkanı Rangajaran:
"ABD'nin güvenilir bir borç yapılandırması planına sahip olduğunu
göstermesi gerekir"

Bütün bunlardan sonra bir Amerikan kuruluşu olan Standard&Poor's,
ABD'nin
kredi notunu AAA'dan AA'ya düşürdü.
Ekonomik çöküş böylece belgelenmiş oldu.

Dolar 1944'te altına bağlanmıştı. Yani Amerika, kasasındaki altının
değeri kadar dolar basıyordu.
Amerikan Merkez Bankası, dolar getirene karşılığı kadar altın ödemeyi
taahhüt ediyordu.

ABD, 1972'de bu kuralı bozdu. Altın karşılığı olmaksızın, ihtiyacı
olduğu kadar dolar basmaya başladı.
Karşılığı olmayan kağıt parçalarını "dolar" diye vererek diğer
ülkelerden başta petrol olmak üzere her çeşit malı almaya başladı.
Bu sistemle Amerika 39 yıldır dünyayı haraca bağlamış durumda.
Ama, her güzel şey gibi bunun da sonu geldi.
Elinde dolar biriken ülkeler:
"Her çeşit malımızı Amerika'ya gönderip karşılığında dolar denen bu
kağıt parçalarını alıyoruz. Bunlar ne işimize yarayacak?" diye sormaya
başladılar.
İşte, Amerika'nın kredi notunun düşmesi bu soru ile bağlantılı.

Doğu Perinçek, 12 Ağustos günlü Aydınlık köşe yazısında Amerika'nın
haraç sistemini açıkladı.

ABD'nin dış borcu 14,3 trilyon dolar
Bu borcun 4,5 trilyon dolarının alacaklıları, elinde ABD hazine
bonoları olan ülkeler.
Çin en büyük alacaklı, elinde 1,2 trilyon dolarlık bono var. Ayrıca 2
trilyon dolarlık döviz yığınağı da var.

Amerika bu borçlarının üzerine yatmış durumda.
Çin ve diğer ülkeler, bu alacaklarının üzerine bir bardak soğuk su
içmek zorunda kalacaklar.
İşçi Partisi MKK Üyesi Bülent Esinoğlu, 12 Ağustos günlü
"Ödemeyecekler" başlıklı yazısında açıkladı:
"Amerika 14,3 trilyon dolarlık, İngiltere ise 14,5 trilyon dolarlık
borçlarını ödemeyecekler"

Doğu Perinçek diyor ki:
Ekonomi, her zaman ekonomi ile açıklanmıyor. "Ekonomist"lerin çıkmazı burada.
Çin niçin bir sürü mal üretip dolar denen kağıt parçaları karşılığında
Amerika'ya yolluyor?
Amerikalılar hiç çalışmadan sadece dolar basıp
Çin'den aldıkları malları badavadan giyip, yiyip,
kullanıp yan gelip yatıyorlar?
Ekonomi bilimi içinde cevabı olmayan soru budur.

Ekonomi âlimleri, bu manzara içinde Çin'in haline bakıp "vah vah" diyorlar.
Peki, Çin bilmiyor mu ki Amerika bu borçların üzerine yatacak?
Neden hala Amerikan hazine bonoları almakta devam ediyor?

İşte ekonomi dışı büyük gerçek:
Emperyalizm sadece sermaye ihracı değildir.
Aynı zamanda, büyük silahlı güçlerine dayanarak üstünlük savaşı yürütür.
Amerika, uçak gemilerine, nükleer silahlarına dayanarak dünyanın
haracını topluyor.
Borç batağına saplanmış ve ekonomisi çökmüş olan Amerika,
silah göstererek barışçı (!) yollarla
haraç toplayamazsa,
halkını beslemek ve giydirmek
için kaba kuvvete başvurmak zorumda kalabilir.
Libya benzeri küçük ülkelere sataşması, aslında asıl hasmı olan Çin
gibi ülkelere gözdağı vermek içindir.
"Libya dolar yerine başka para birimleri ile petrol satmak istedi, vurdum.
Dolarımın egemenliğine taş
koyarsanız sizi de vururum" demektedir.
İran ile olan hırlaşması da aynı nedenledir.
Eğer İran yarın "Tamam, bugünden itibaren petrolümü sadece dolarla
satacağım, Çin'e verdiğim petrolü de kısacağım, sen benden al Çin'e
sat" derse, İran o gün "Nümunelik demokratik" bir ülke oluverir.

Doğu Perinçek, 14 Ağustos tarihli Aydınlık köşe yazısında, Libya
saldırısının ikinci nedenini de açıkladı:
Çin'in elindeki bu kâğıtlar (2 trilyon dolar ve 1,2 trilyon dolarlık
bono) aynı zamanda bir silahtır.
Ani Di Franco'nun "Doğru tutulduğunda her şey bir silahtır" sözü bu
kâğıt parçaları için de geçerlidir.
Mao, ABD emperyalizmine "Kâğıttan kaplan" demişti. Şimdi Çin'in elinde
kâğıttan silahlar bulunuyor.

Çin, deposundaki bu kağıtları çıkarıp kullanmaya başladığında, ABD
ekonomisi çöker.
Nitekim, Çin bu dolar deposunun çok çok az bir kısmı ile
Libya ve diğer Afrika ülkelerine yatırımlar yapmaya başlayınca,

NATO Libya'yı bombalamaya başladı.
Libya'ya Haçlı seferinin bir anlamı da budur.
Amerika, Çin'e:
"Bana verdiğin haraçlar, haraç olarak kalmalıdır.
Haraç, geri ödemesi olmayan bir ödeme
biçimidir." demektedir.
Yani Çin, deposunda tuttuğu bu dolarları harcamamalıdır.
Çin, haraç olarak Amerika'ya her türlü malı göndermeli, ancak
karşılığında aldığı dolarları çekmecesinde tutmalıdır.

Peki, Çin haraç vermeyi niçin kabul ediyor?
Veya, bu haraç sistemi daha ne kadar devam edecek?

Ali Serdar BOLAT
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  Empty
MesajKonu: Geri: ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ    ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ  EmptyCuma Ağus. 19, 2011 1:47 pm

ÇİN'İN TOP TOP İPEKLİLERİ

16.08.2011
--------------------------------------------------------------------------------

<![endif]-->
Çin, dünün bozkır halkları gibi hızlı yay çeken savaşçıları ve
dayanıklı atları olmasa bile; bugün uçak gemileri, uzun menzilli füze
sistemleri ve nükleer silahları olan ABD'ye de barış vergisi
ödemektedir. Yalnız bugün âdet değişmiştir. Top top yumuşak ipekli,
altın ve gümüş yollamak yerine ABD hazine bonolarını satın almaktadır.



Bilge Kağan, Koyun yılının 17'sinde (27 Şubat 731) ölen
kardeşi Kültigin için diktirdiği taşın güney yüzüne şöyle
yazdırmıştır:

"Tabgaç bodun birle tüzültüm. Altun, kümüş, işgiti kuutay
bunsuz ança birür."

Günümüz Türkçesiyle:

"Çin bodunuyla ilişkileri düzelttim. Altun, gümüş, ipeği ve
ipekli kumaşları sıkıntısız öylece verir." (Orhon Yazıtları'nın
bugünkü Türkçeye en doğru çevrimini değerli bilim adamı Porf. Dr.
Talat Tekin yapmıştır. Bkz. Orhon Yazıtları, Türk Dil Kurumu
Yayınları, Dördüncü baskı, Ankara, Mart 2010, s.20, 21, 44, 45).



Ekonomistler değil

Bilge Kağan açıklıyor

Çin'in ABD hazine bonolarına yatırdığı 1.2 trilyon doları,
ekonomistlerimiz bir türlü açıklayamıyor ama Bilge Kağan, "tokuzunç ay
yeti otuzka" gününde, yani "Dokuzuncu ayın otuza yedisinde [27]" taşın
üzerine böyle kazıtmış.

Çin imparatorluğu, atlarıyla duvarların üzerinden aşıp Çin
kentlerine ve çarşılarına ziyarette bulunacak kuzeyli komşularıyla
ilişkilerinde böyle bir çözüm üretmiş.



Kazan-kazan formülü

Bir tür "Kazan kazan" formülü. Atlı göçebeler, top top
yumuşak ipekleri, altını ve gümüşü kazanıyor. Çin ise kentlerinde,
çarşılarında ve kırsal alanda üretim ve ticareti sürdüreceği barışı
kazanıyor. Bilge Kağan'ın "tüzültüm", yani düzelttim dediği olay bu.

Bir gün Mao Tun (Mete) veya başka bir Hun Şan-Yü'sünün
yazıları bulunursa, bu kazan kazan formülünün Milattan Önceki
yüzyıllarda da hayata geçirildiğini belgeleyeceğiz. (Hunların yazıları
olduğu Çin kaynaklarında belirtiliyor.) Zaten Çin imparatorluk
kayıtlarından bu çözümün daha o zamanlarda keşfedildiğini öğreniyoruz.



"Modernite"de değişen âdet

Çin, dünün bozkır halkları gibi hızlı yay çeken savaşçıları
ve dayanıklı atları olmasa bile; bugün uçak gemileri, uzun menzilli
füze sistemleri ve nükleer silahları olan ABD'ye de barış vergisi
ödemektedir. Yalnız bugün âdet değişmiştir. Top top yumuşak ipekli,
altın ve gümüş yollamak yerine ABD hazine bonolarını satın almaktadır.
Çin'in 2 trilyon dolarlık döviz stoku da bir tür barış vergisidir.

Ekonomik diye adlandırılamayacak bu "düzeltilmiş" ilişkilerin
ortak yönü, ipeklerin de bonoların da karşılığında bir ödeme
yapılmayacak olmasıdır.

İlkçağda ve Ortaçağ da bu ilişkiye "Haraç" deniyordu. Bugün
çok sevilen deyimle "Modernite" denen çağda, haraç denmesi bilmiyoruz
nezaket sınırlarını zorlar mı? Ama hakikat sınırlarını hiç zorlamadığı
açıktır.



Yeni Çin Seddi

Çin, 1949 yılında Mao'nun önderliğinde başardığı milli
demokratik devrimle ve arkasından sosyalizmi kurma aşamasına geçerek,
dünya tarihinde görülmemiş bir gelişme gösterdi. Devrimin
özgürleştirdiği emekçisiyle ve yine devrimle kurduğu kamu ekonomisini
esas alarak!

Bu ekonomi, dünya piyasasının dayatmalarına engel olan Çin
Seddiyle korunmaktadır ve bir üretim ekonomisidir. Çin yönetimi, ülke
sosyalizmin ilk basamaklarında olduğu için, özel girişimciliği de
üretimi geliştiren bir etken olarak devreye sokmuştur. Deney sürüyor.



Zamanın satın alınması

Çin, kuşkusuz ABD'nin kendisine hangi gözle baktığını
biliyor. Ancak zamanın kendisinden yana çalıştığını da biliyor. ABD'yi
ve gelişmiş kapitalist ülkeleri, barışçı yoldan yakalama ve geçme
siyasetini izlemektedir. Tıpkı eski Çin imparatorları gibi,
kentlerinde, çarşılarında ve kırsalında barışı korumak için, ABD
emperyalizmine haraç ödemektedir.

Bu siyaset ne kadar gerçekçidir? İşte dünya bu sorunun
sınandığı kritik güne doğru hızla yol almaktadır.

Çin, barışı satın alamasa bile, en azından zamanı satın
almıştır. O nedenle yarın büyük olasılıkla kalorifer kazanlarında
yakacağı hazine kâğıtlarına ödediği 1,2 trilyon dolarlık mal boşa
gitmiştir denemez.



Kâğıttan silah

Kaldı ki bu kâğıtlar, aynı zamanda bir silahtır. Ani Di
Franco'nun "Doğru tutulduğunda her şey bir silahtır" sözü bu kâğıt
parçaları için de geçerlidir. Mao, ABD emperyalizmine "Kâğıttan
kaplan" demişti. Şimdi Çin'in elinde kâğıttan silahlar bulunuyor.

Çin, depoda yığılı duran bu kâğıtları ortalığa çıkardığı
zaman, ABD ekonomisinin başına neler geleceğini ekonomistler bile
tahmin edebiliyorlar.

Nitekim bu uygulamanın küçük bir denemesi, Kuzey Afrika'da
gündeme gelmiştir. Çin elindeki dolar deposuyla Libya ve diğer Afrika
ülkelerinde yatırımlara başlayınca, NATO zırhlıları demir almış ve
uçaklar havalanmıştır.

Libya'ya Haçlı seferinin bir anlamı da şudur: Haraç olarak
verilen, haraç olarak kalmalıdır. Haraç, geri ödemesi olmayan bir
ödeme biçimidir. Aksi takdirde davetsiz misafirler her kapıyı
çalabilir.



Ekonominin bittiği yer

İşte günümüzün serbest piyasa ekonomisi, bu kadar "serbest"tir.

Devletin müdahale etmediği bir ekonomi teorisi, bu kadarcık "teori"dir.

Liberalizmin dünya barışı ve insan hakları iddiasına gelince,
nenelerimizin masallarından, daha masaldır.

Ekonominin bittiği yerdeyiz.



Aydınlık

Doğu PERİNÇEK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ABD'NİN HARAÇ SİSTEMİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
»  Amerikan Adalet Sistemi Iskenceyi Mesru Olarak Kullanir...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: UMUMİ :: Anti-Emperyalist Cephe-
Buraya geçin: