AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 KORELER BİRBİRİNE GİRDİ

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Salı Kas. 23, 2010 4:02 pm

AKŞAM | DUNYA | 23 KASIM 2010, SALI


Kuzey Kore, Güney Kore'yi vurdu

Kuzey Kore'nin, Güney Kore'ye ait bir adaya top ateşi açtığı bildirildi.


Güney Koreli bir yetkili, Kuzey Kore'nin açtığı top ateşi sırasında onlarca top mermisinin Yeonpyeong Adası'na isabet ettiğini belirtti.

Güney Kore'nin de açılan top ateşine karşılık verdiğini kaydeden yetkili, konu hakkında daha ayrıntılı bilgi vermedi.

Güney Kore'ye ait YTN televizyonu ise Kuzey Kore'nin açtığı top ateşinde Yeonpyeong Adası'ndaki 70 kadar evin yandığını ve saldırı sonucu yaralananlar olduğunu duyurdu.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Salı Kas. 23, 2010 4:02 pm

AKŞAM | DUNYA | 23 KASIM 2010, SALI


"Önce onlar başlattı"

Kuzey Kore, yaptığı ilk açıklamada önce Güney Kore'nin ateş açtığı ileri sürdü.

Kuzey Kore ile Güney Kore arasında karşılıklı olarak açılan top ateşlerinin ardından Kuzey Kore tarafından yapılan ilk açıklamada, önce Güney Kore'nin ateş açtığı ileri sürüldü.

Kuzey Kore Yüksek Askeri Komutası tarafından, ülkenin resmi haber ajansı KCNA'ya yapılan açıklamada, ''Sürekli uyarılarımıza karşın Güney Kore saat 13.00'ten itibaren onlarca top mermisi ateşledi ve biz derhal sert bir askeri karşılık verdik'' ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, Güney Kore'nin, Kuzey Kore'nin deniz sahasını ''0,001 milimetre" bile ihlal etmesi durumunda Güney Kore'ye yönelik ''acımasız askeri saldırılar başlatma'' tehdidinde bulunuldu.

KCNA'nın haberinde, karşılıklı ateş sonucu Kuzey Kore'de hasar meydana gelip gelmediği konusuna ise değinilmedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Salı Kas. 23, 2010 5:12 pm

Asya'dan top sesleri yükseliyor
Kuzey Kore'nin, Güney Kore'ye ait bir adaya top ateşi açtığı bildirildi. Konu hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi.

AA

Seul / Minsk / Brüksel / Paris / Tokyo / Stockholm- Güney Koreli bir yetkili, Kuzey Kore'nin açtığı top ateşi sırasında onlarca top mermisinin Yeonpyeong Adası'na isabet ettiğini belirtti. Güney Kore'nin de açılan top ateşine karşılık verdiğini kaydeden yetkili, konu hakkında daha ayrıntılı bilgi vermedi. Güney Kore'ye ait YTN televizyonu ise Kuzey Kore'nin açtığı top ateşinde Yeonpyeong Adası'ndaki 70 kadar evin yandığını ve saldırı sonucu yaralananlar olduğunu duyurdu.

Güney Kore, 1 askerinin öldüğünü, 3'ü ağır olmak üzere 13 askerinin de yaralandığını duyurdu. Kuzey'in, deniz sınırının 3 kilometre güneyindeki Yeonpyeong adasına onlarca top isabet ettiği belirtiliyor. Yaklaşık 1200-1300 kişinin yaşadığı adada, 60-70 ev de alev aldı.

Karşılıklı ateşin bir saat sürdükten sonra aniden kesildiği belirtildi. Güney Kore, top ateşinin ardından savaş uçağını havalandırarak, jeti batı kıyısına konuşlandırdı. Güney Kore Merkez Bankası, Kuzey'in topçu ateşinin piyasalara muhtemel etkisini belirlemek üzere acil toplanacağını açıkladı.

Çin yönetimi, aralarındaki gerilim yeniden tırmanan Kuzey Kore ve Güney Kore'ye barışa katkı yapmalarını çağrısında bulunurken, Rusya da Kore yarımadasındaki "tehlikeli tırmanış" konusunda uyarıda bulundu. İki ülke, 1950-53 Kore savaşından sonra barış anlaşması imzalamadığı için teknik olarak savaş halinde bulunuyor.



Güney Kore F-16'larını havalandırdı

Kuzey Kore'nin, Güney Kore'ye ait bir adaya top ateşi açmasının ardından Güney Kore F-16 savaş uçaklarını havalandırdı. Güney Kore'nin YTN televizyonu, iki ülke arasındaki sınırın yakınında açılan top ateşininin ardından Güney Kore'nin karşılık verdiği ve Savunma Bakanlığı'nın alarma geçtiğini duyurdu.

YTN televizyonu haberinde, 1200-1300 kişinin yaşadığı Yeonpyeong adasına açılan top ateşinde iki kişinin yaralandığı, çok sayıda evin de ateş aldığı belirtilmişti. Yonhap ajansının haberinde ise olayda 4 kişinin yaralandığı bildirildi.



Adadaki yangınlar yayılıyor

Kuzey Kore'nin, Güney Kore'ye ait Yeonpyeong adasına açtığı top ateşinin ardından adada başlayan yangının yayıldığı bildirildi. Güney Kore'nin YTN televizyonunun görgü tanıklarına dayanarak verdiği haberde, yangının kontrolden çıkarak yayılmaya devam ettiği belirtildi.
Haberde, açılan top ateşi sırasında adada bulunan Güney Kore'ye ait askeri üsse çok sayıda top mermisinin isabet ettiği kaydedildi.



Rusya'dan çatışmanın derhal durdurulması çağrısı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Kore yarımadasındaki çatışmanın derhal durdurulması çağrısında bulundu. Lavrov, Belarus'un başkenti Minsk'i ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Kore yarımadasında artan gerilimin "büyük tehlike" olduğunu belirtti. "Bütün saldırıların derhal durdurulması gerekiyor" diyen Lavrov, bölgede gerilimin arttığını ve engellenmesi gereken "büyük bir tehlike" bulunduğunu vurguladı.


Kuzey Kore: Önce Güney Kore ateş açtı'

Kuzey Kore ile Güney Kore arasında karşılıklı olarak açılan top ateşlerinin ardından Kuzey Kore tarafından yapılan ilk açıklamada, önce Güney Kore'nin ateş açtığı ileri sürüldü. Kuzey Kore Yüksek Askeri Komutası tarafından, ülkenin resmi haber ajansı KCNA'ya yapılan açıklamada, ''Sürekli uyarılarımıza karşın Güney Kore saat 13.00'ten itibaren onlarca top mermisi ateşledi ve biz derhal sert bir askeri karşılık verdik'' ifadeleri yer aldı.

Açıklamada, Güney Kore'nin, Kuzey Kore'nin deniz sahasını ''0,001 milimetre" bile ihlal etmesi durumunda Güney Kore'ye yönelik ''acımasız askeri saldırılar başlatma'' tehdidinde bulunuldu. KCNA'nın haberinde, karşılıklı ateş sonucu Kuzey Kore'de hasar meydana gelip gelmediği konusuna ise değinilmedi.



Avrupa Birliği, Kuzey Korey'yi kınadı

Avrupa Birliği, Güney Kore'ye top ateşi açarak 2 askerin ölümüne ve bazı asker ve sivillerin yaralanmasına neden olan Kuzey Kore'yi şiddetle kınadı. AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Kore yarımadasındaki gelişmeleri derin endişeyle izlediklerini belirterek, Kuzey Kore'ye durumu daha da gerginleştirecek her türlü eylemden kaçınması çağrısında bulundu. Ashton, yazılı açıklamasında, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Myung-bak'ın itidal çağrısını memnuniyetle karşıladıklarını, "Kore yarımadasında barış ve istikrarın bölge ve dünya için elzem olduğunu" vurguladı.



NATO, Kuzey Kore'yi kınadı

NATO, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye top ateşi açarak 2 askerin ölümüne, bazı asker ve sivillerin yaralanmasına neden olan Kuzey Kore'yi şiddetle kınadı. NATO sözcüsü Carmen Romero, Kore yarımadasındaki gelişmelerin NATO tarafından büyük endişeyle izlediğini belirtti. Kuzey Kore'nin, Güney Kore'nin Yeonpyeong adasına topçu ateşi açması ve 2 askerin ölmesi, 16 kişinin yaralanmasıyla iki ülke arasındaki gerginlik daha da tırmandı.



Fransız diplomata göre BM Güvenlik Konseyi acil toplantı planlıyor

Kuzey ve Güney Kore arasında sınırda karşılıklı top ateşi açılmasının ardından BM Güvenlik Konseyi'nin bir, iki gün içinde acil toplantı yapmayı planladığı bildirildi. Paris'te bir Fransız diplomatik kaynak, Kore yarımadasındaki gerginlikle ilgili BM Güvenlik Konseyi'nin toplantı yapıp yapmayacağı yönündeki soruya karşılık , "bugün ya da yarın toplanılması için çalışma yapıldığını, toplantının planlanmasıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü" söyledi.

Kore Yarımadasında bugün, Kore Savaşı'nın barış antlaşması olmadan ateşkes antlaşması ile sona erdiği 1953'den bu yana en ciddi çatışmalar oldu. Yarımadadaki karşılıklı ateşi ilk hangi tarafın başlattığı konusunda çelişkili açıklamalar yapıldı.

Güney Kore, sınırdaki adalarından birine Kuzey Kore'nin yaklaşık 10 top mermisi atmasına ateşle karşılık verdiğini ve 2 askerinin öldüğünü açıklarken, uluslararası ajanslar haberlerini baştan itibaren ilk ateşi Kuzey Kore'nin açtığı şeklinde veriyor. Pyongyang ise ilk ateşi açan tarafın kendileri olmadığında ısrar ediyor. İngiliz yayın kuruluşu BBC ise ateşi ilk açanın hangi taraf olduğu konusunda çelişkili açıklamalar olduğunu belirtti.



'Kuzey Kore'nin saldırısı affedilemez'

Japonya, Kuzey ve Güney Kore arasında sınırda karşılıklı topçu ateşi açılmasıyla ilgili olarak, Kuzey Kore'nin saldırısını kınadığını açıkladı. Japonya hükümet sözcüsü Yoşito Sengoku, düzenlediği basın toplantısında, Tokyo yönetiminin, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye düzenlediği saldırıyı kınadığını belirterek, bunun "affedilmez" olduğunu kaydetti.



'Endişe verici bir durum'

İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki gerginliğin "endişe verici bir durum" olduğunu kaydetti. Carl Bildt, blogunda iki ülke arasında bu sabah yaşanan gerginlik ile ilgili yaptığı değerlendirmede, ''Güney Kore'ye ait bir adaya Kuzey Kore tarafından ateş açılması, bu konuda Kuzey Kore devletinin yapısı ve niyeti hakkında ciddi sorulara yol açmaktadır'' ifadesini kullandı.

İki ülke arasındaki gerginliği gidermek için Çin'in rol alması gerektiğine işaret eden Bildt, bu konuda Kuzey Kore'ye sakin olma çağrısında bulunulmasının gerekli olduğuna dikkati çekti. Carl Bildt, gerginliğin sürmesi durumunda, Kore yarımadası üzerindeki risklerin de devam edeceğini belirtti. İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt de yaptığı açıklamada, gelişmeleri endişe ile izlediklerini ve durumun çok ciddi olduğunu söyledi.



Güney Kore Devlet Başkanı: Saldırı affedilemez

ABD'nin Kuzey Kore temsilcisi Stephen Bosworth, Çin ile Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye düzenlediği saldırının "çok tatsız" olduğu konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Bosworth, Pekin'de Çin Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle yaptığı görüşmeden sonra gazetecilere, hem ülkesinin hem de Çin'in, olayın çok tatsız olduğu görüşünü paylaştıklarını, kendisinin, tarafların itidalli davranmaları isteğini dile getirdiğini, bu konuda da hemfikir olduklarını düşündüğünü açıkladı.

Stephen Bosworth ayrıca, Çinli yetkililerle bu konuda istişare ve eşgüdümü sürdürme ihtiyacında da hemfikir olduklarını ifade ederek, "Kuzey Kore meselelerine çok taraflı yaklaşımın zaruri olmayı sürdürdüğü konusunda mutabıkız" dedi. Öte yandan Güney Kore Devlet Başkanı Lee Myung-bak, Kuzey Kore'nin saldırısının "affedilemez" olduğunu söyledi. Lee, askeri bir brifingde yaptığı açıklamada, "Sivillere yönelik rastgele saldırılar, aynı zamanda insani açıdan affedilemez" diye konuştu.



Güney Kore Devlet Başkanı: Tekrar saldırı olursa misillemede bulunuruz

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Myung-bak, Kuzey Kore'nin tekrar saldırması halinde Seul'ün "büyük bir misillemede" bulunacağını söyledi. Lee Myung-bak, Kuzey'in "sivillere hedef gözetmeden saldırmasına hiçbir zaman hoşgörü gösterilemeyeceğini" bildirdi.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee'nin genelkurmayı ziyaretinde yapılan açıklaması, Devlet Başkanlığının resmi sitesinde yayımlandı.



ABD Savunma Bakanlığı: ABD'nin caydırıcı önlemlerini konuşmak için erken

ABD Savunma Bakanlığı, yeni bir Kuzey Kore saldırısı olasılığına karşı ABD'nin bu ülkeye karşı ne tür caydırıcı önlemler alabileceği hakkında konuşmak için henüz erken olduğunu açıkladı. Bakanlık Sözcüsü Dave Lapan, Amerikan askeri güçlerinden bölgeye takviye yapılmasının da söz konusu olmadığını ifade etti. Sözcü, Güney Kore'deki Amerikan güçlerinin yüksek düzeyde alarma geçirildiğine ilişkin haberler hakkında yorum yapmaktan da kaçındı.



BM Genel Sekreteri: Derin endişe duyuyorum

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kore yarımadasında artan gerginlikten "derin endişe" duyduğunu açıkladı.

BM Sözcülüğü'nden yapılan açıklamada, Genel Sekreter Ban'ın, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye ait Yeonpyeong adasına topçu ateşi açmasının, Kore savaşının sona ermesinden bu yana yaşanan en ciddi olaylardan biri olduğunu söylediği bildirildi.

Saldırıyı kınayan ve tarafları itidale davet eden Güney Koreli Genel Sekreter Ban, saldırıda ölenlerin ailelerine başsağlığı diledi.

İki ülke arasındaki sorunların barışçı yollarla ve diyalogla çözümlenmesi gerektiğini ifade eden Ban, saldırıdan duyduğu endişeyi BM Güvenlik Konseyi Başkanına ilettiğini de vurguladı.

BM kulislerinde BM Güvenlik Konseyi'nin konuyla ilgili olarak bugün öğleden sonra acilen toplanabileceği konuşuluyor. Konseyin acilen toplanabilmesi için, Konsey üyelerinin başkanlığa bu yönde talepte bulunması gerekiyor.




(Fotoğraf: EPA)


KUZEY VE GÜNEY KORE ARASINDAKİ GERGİNLİK


23 Kasım 2010
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Salı Kas. 23, 2010 9:33 pm

Çanlar savaş için mi çalıyor?
Sarı Deniz'de yaşananların akla getirdiği en önemli soru: Bundan sonra neler olacak? Konuyla ilgili olarak HABERTÜRK.COM'a konuşan Beril Dedeoğlu, sonucu uluslararası güçlerin belirleyeceğini ifade ederken, İnal Batu da bunu bir meydan okuma olarak değerlendirdi.
23 Kasım 2010 Salı, 13:40:53

İlgili Haberler

Kore yarımadasında savaş rüzgarı - GALERİ - VİDEO
Tüm ilgili haberler
.HABERTURK.COM DIŞ HABERLER

Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye açtığı top ateşi Sarı Deniz'in kaynamasına neden oldu. 1 askerin ölmesi 13 askerin ise yaralanmasına neden olan bombalar, bölgede bir süredir yaşanan sükunetin de tam ortasına düştü. Bir anda karışan bölge nedeniyle dünya büyük bir şok yaşarken, uluslararası diplomatik trafiğin de ciddi şekilde hızlanabileceği beklentileri başgösterdi. Çünkü uzmanlara göre bu bomba, sadece Kore'nin Kuzey ve Güney'ini ilgilendirmiyor. Birçok ülkenin atılan bombaya kayıtsız kalmayacağı tahmin ediliyor.

Kore yarımadasında savaş rüzgarı - Haber için tıklayınız..

İşte önemli diplomasi uzmanlarından yaşananlar ve bundan sonra yaşanabileceklere ilişkin çarpıcı öngörüler...

''İki ülke nasıl savaşın eşiğine geldi?'' Ceyda Karan anlattı...

''Asya, artık genel olarak ekonominin kaydığı bir yer. Kuzey, Güney Kore gerginliği nadir rastlanan bir durum değil. Ama bu son yaşananlar 1953'den beri olan en ciddi olay. Burada Çin'in ve ABD'nin tavrı önemli. Uluslararası güçlerin olayı sakinleştireceği kanaatindeyim'' diyen Habertürk Dış Haberler Müdürü Ceyda Karan, olayın iki gerekçesini de şöyle anlattı:

''Olayın iki gerekçesinden biri hanedanlık meselesi. Kuzey Kore lideri Kim Jong I1, veliaht olarak oğlunu göstermişti. Bu bir iktidar mücadesi olabilir. Bir ikincisi de uranyum zenginleştirme meselesi. Kore yarımadasının nükleer silahlardan arındırılması hedefiyle başlatılan altılı görüşmeler öncesi elini kuvvetlendirme çabası olabilir.''

‘‘SONUCU ULUSLARARASI GÜÇLER BELİRLER’’


İki ülke arasında daha önce de, iki kez bunun gibi çatışmalarının yaşandığını, sınırlar ve balıkçılık alanı konusunda tartışmalar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, silahlı bir saldırı söz konusu olunca Rusya ve Çin’in de devreye gireceğini söyledi:

Dedeoğlu, ‘‘Uluslararası güçler devreye girecektir. Aslında bu Kuzey Kore’nin uluslararası güçlere bir başkaldırısı. Elinde bulundurduğu nükleer silahlarla ilgili bir boyun eğmeme mesajı da denebilir. Defansif bir politika sergiliyor. Bu durumda Güney Kore meşru müdafaa hakkını kullanabilir. Ama olayın gidişatını, ülkesindeki kendi adına silahları olmadığı için, uluslararası güçlerin tavrı belirleyecektir’’ dedi.

Dedeoğlu, Türkiye’nin de bu durumu kınayacağını düşündüğünü dile getirdi.

‘‘BİR MEYDAN OKUMA’’


Bunun da Kuzey Kore’nin zaman zaman yaptığı silahlı provokasyonlardan biri olduğunu söyleyen Emekli Büyükelçi İnal Batu, konuyla ilgili şunları söyledi:

‘‘NATO’da füze kalkanı meselesinin dünya gündemine yerleştiği, atıflar yapıldığı bir dönemde böyle bir şey yapmak, bir meydan okumadır. Can kaybı olan hiçbir olayda mazeret olmamalı. Ne olursa olsun müzakere yoluna gidilmeliydi. ABD’nin haydut diye nitelendirdiği ülkelerden biri olan Kuzey Kore bölge barışını tehlikeye düşürüyor. Bu olayı ABD de yakından takip edecektir.’’

Türkiye’nin de bu olaydan etkileneceğini belirten Batu, ‘‘Güney Kore omuz omuza savaştığımız, diplomatik ilişkilerimizin iyi olduğu bir ülke, Türkiye’de saldırıyı kınamalı’’ dedi.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Çarş. Kas. 24, 2010 11:44 am

Kore’de savaş alarmı
24.11.2010 - 08:10 Yazdır Arkadaşına gönder Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ile Güney Kore arasında son yılların en ciddi gerilimi yaşanıyor. Taraflar birbirlerini suçlarken, olayların büyümesinden endişe ediliyor.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) ve Güney Kore arasında ipler iyice gerildi. İki ülke arasında son birkaç yılda tekrar bozulmaya başlayan ilişkiler, dün yaşanan çatışmalarla çok daha tehlikeli bir hale geldi. 2 Güney Kore askerinin öldüğü, 15 kişinin de yaralandığı çatışmalar 1953’de yapılan ateşkes anlaşmasından beri yapılan en ciddi çatışmalardan biri oldu. Güney Kore, KDHC’nin sebepsiz yere saldırdığını iddia ederken; KDHC yetkilileri de ilk saldırının Güney Kore tarafından geldiğini söylüyor. Dünya kamuoyu da Kore’ye kitlenmiş durumda.

Günışığı Politikası bitti, gerilim geri geldi
1950-1953 yılları arasında süren Kore Savaşı’ndan sonra iki devletli yapının yerleştiği Kore’de sular hiç durulmasa da, 1998 yılında Güney Kore Devlet Başkanı Kim Dae Jung tarafından başlatılan ‘Günışığı Politikası’ bölgede sakinlik rüzgarı estirmişti. Güney’in KDHC’nin içişlerine müdahale etmeyeceği ve silahlı bir provokasyona girişmeyeceğini taahhüt eden bu anlayış; iki taraf arasında belirli düzeyde ticaretin gelişmesini sağlamıştı. Planın temelinde KDHC’yi kapitalist politikalara alıştırmak yatsa da Güney Kore’nin yoksul KDHC vatandaşlarına yaptığı yardımlar da belirli bir yakınlaşma oluşturmuştu.

2008 yılındaki seçimlerde Güney Kore’de iktidara gelen sağcı başkan Lee Myung-bak, 10 yıl süren bu politikalara son vermişti. Myung-bak, politikalarındaki değişimin sebebini ise KDHC’nin nükleer silah çalışmaları olarak göstermişti. Ancak Seul yönetimi resmi raporlarda Kuzey Kore'nin bu 'Günışığı Politikası' sonucunda Batı'nın istediği yönde değişim göstermediğini belirtmişti. (Bu konuya ilişkin haber için: Havuç da sopa da başırısız oldu
)

Güney Kore’nin yeni stratejisi ise daha agresif oldu. Geçtiğimiz 2 yılda Sarı Deniz’de ve Pasifik’te defalarca silahlı tatbikat yapan Güney Kore, silah harcamalarını da büyük oranlarda arttırdı. Güney Kore, KDHC’nin nükleer silah üretimine karşı çıksa da, birçok nükleer silaha sahip olduğu biliniyor.

KDHC’nin nükleer programı uzun zamandır tartışılıyor. 2006’da ilk ciddi adım atıldıktan sonra 2009’a kadar Birleşmiş Milletler’in de aracılığıyla birçok görüşme yapılmıştı. Ancak 2009 yılında KDHC tüm görüşmelerden çekilmiş ve programı uygulamaya devam etmişti. KDHC’nin bugüne kadar 6-8 nükleer bombaya yetecek kadar plütonyum ürettiği tahmin ediliyor.

Mart’ta tırmandı
İki ülke arasında yükselen gerilim, Mart ayında bir kademe daha arttı. KDHC karasularına yakın seyreden bir Güney Kore gemisinin batması iki ülkeyi tekrar karşı karşıya getirdi. Güney Kore geminin KDHC’ye ait bir torpidoyla batırıldığını iddia ederken, KDHC bunu kesin olarak yalanladı. Gemi mürettebatından 55’i kurtulurken, 46 kişi hayatını kaybetmişti.

Daha sonra yapılan Birleşmiş Milletler soruşturması sonucunda Kuzey Kore kınansa da Güney Kore gemisini Kuzey'in batırdığı yönünde bir kanıt bulunamadı. Kuzey Kore yönetimi ve Fidel Castro, geminin o sırada bölgede olan ABD denizaltıları tarafından batırıldığını iddia etti ve bu yönde ciddi kanıtlar ortaya kondu.

Bu konuda ayrıntılı bir yazı için: Fidel de aynı şer odağına işaret etti

ABD hep orada
Kore Savaşı’nın bitiminden beri Güney Kore’den ayrılmayan ABD de iki ülke arasındaki gerilimin en önemli sebeplerinden biri.

Kore'nin nasıl bölündüğü konusunda ayrıntılı bilgi için: Kore neden bölündü

Şu an Güney Kore topraklarında 28.000’in üzerinde ABD askeri bulunuyor. Bu sayıya tatbikat için bölgede bulunan ABD kuvvetleri dahil değil. Mart ayındaki gerilimden bu yana ABD ve Güney Kore 4 ortak tatbikat düzenlediler. KDHC’yi sindirmek için yapılan tatbikatlar onbinlerce ABD askeri katıldı. Dün yaşanan çatışma öncesinde de benzer bir tatbikat sürmekteydi.

İlk kim saldırdı?
Çatışmalarla ilgili en dikkat çeken tartışma ise ilk kimin saldırdığı oldu. Güney Kore olaylardan hemen sonra dünya kamuoyuna ilk saldırının KDHC’den geldiğini duyurdu. Başkan Myung-bak saldırının ‘kasıtlı ve planlı’ olduğunu söylerken, Savunma Bakanlığı da ‘KDHC’nin açıkça ateşkesi bozduğu’ duyurusunda bulundu.

Öte yandan çatışmaların artından KDHC’den de ilk saldırının Güney’den geldiği iddiası ortaya kondu. KDHC’nin resmi haber ajansı KCNA, ilk saldırının Güney Kore topçularından geldiğini; KDHC’nin ise ‘kararlı askeri önlemler’ ile cevap verdiğini söyledi.

İlk tepkiler geliyor
Çatışmalara dünya kamuoyundan ilk tepkiler geldi. ABD ve AB, KDHC’yi kınarken Rusya ve Çin daha sakin yaklaştı.

ABD’li yetkililer, her zaman Güney Kore’yi destekleyeceklerini açıklarken “Güney Kore’yi ve bölgenin barış ve istikrarını korumak için kararlı adımlar atılacaktır” denildi. Avrupa Birliği de KDHC’yi eleştirirken AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton “Gelişmeleri kaygıyla takip ediyoruz. Kore yarımadasındaki barış hem bölge, hem dünya için çok önemli” dedi.

Çinli yetkililer de ‘barış’ çağrısı yaparken, iki tarafın da daha dikkatle adımlar atmaları ve daha fazla çaba göstermeleri gerektiğini vurguladılar.

Rusya ise her türlü güç kullanımını kınadığını duyururken, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov “Çatışmalar hemen durdurulmalı. Aksi halde tehlike çok büyük olur. Gerginliğin artmasına izin vermemeliyiz” diye konuştu.

(soL – Dış Haberler)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Perş. Kas. 25, 2010 5:12 pm

DOĞU’YU BATI’DAN OKUMAK-KORE’YE GENE ASKER GÖNDERİR MİYİZ?

24.11.2010
--------------------------------------------------------------------------------

Türkiye’de yayınlanan tüm gazetelerde ve televizyon yayınlarında, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye savaş başlattığı şeklinde haberler yer aldı.
Aslında Güney/ Kuzey çekişmesi diye gördüğümüz manzara, Amerika Çin rekabetinin yansımasıdır.

Amerika Kuzey Kore deniz ikmal yollarını kapatarak, Kuba’da uyguladığı kapatma sistemine benzer bir deniz korsanlığını Sarı Deniz’de yapmaktadır.

Yıllarca uygulanan baskılar neticesinde, çatışma çıkınca, haberleri Batı basınından aldığımız için, hemen “Kuzey Kore Güney’e saldırdı” haberleri ile karşılaştık.

Amerika Çin’in gelişmesini durdurmak ve geriletmek için Taiwan, Tibet ve K. Kore üzerinden tehditlerini sürdürüyor.

Amerika için bardağı taşıran son damla; Çin ve Rusya gibi iki devin, Kuzey Güney çatışmasından üç gün önce, 20 Kasım 2010 tarihinde, aralarında ki tüm ticarette dolar kullanmama kararı almaları oldu.

Aslında Çin Bir kasım itibari ile uygulamayı başlatmıştı. Rusya 20 Kasım Lizbon görüşmelerini bekledi ve o da uygulamaya başladı.

Amerika’dan cevap gecikmedi.

Zaten ekonomik sorunlar içerisinde kıvranan, ki kriz artık siyasi krize dönüştü, ABD’nin savaştan başka( eğer çare ise) çıkışı kalmadı.

Türkiye’ye yerleştirilecek Füze Sistemi de bu gelişmelerin bir parçasıdır.

Amerikan yönetimine göbekten bağlı siyasi iktidarın önüne, önümüzdeki günlerde, Kore’ye asker gönderme talebi gelirse hiç şaşırmamız gerekir.

Türkiye’nin uzak doğudaki çıkarları Amerika’nın çıkarları ile bütünleşmemsine rağmen asker göndermeleri onları daha da sıkıntıya düşürmez mi, bilinmez.

Çünkü onlar Türk Ordusunu Amerika’nın denetim alanları içinde çıkacak istikrarsız bölgelere müdahale gücü olarak görüyorlar.

Ama bu kez, Amerika dünya ülkelerini 1952’deki gibi kendi savaşına kalkan olarak kullanabilir mi bilmiyorum. Kore’ye asker göndermeye ikna edebilir mi belirsiz. Gerçi, Avrupa’nın uzak doğudaki çıkarları Amerika’nın çıkarları ile örtüşüyor.

Önümüzde sıcak günler var.

Amerika’nın karşısında, bu kez, 1950’lierdeki Çin yok. Çin savaştan ne kadar kaçarsa kaçsın, Amerika Sarı Denizi, kana bulamak ve kırmızı yapmak için elinden geleni ardına koymuyor.



Bülent ESİNOĞLU

ordumillet.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Cuma Kas. 26, 2010 9:49 pm

Deniz Ülke Arıboğan deniz.ulke@aksam.com.tr
Kore'lerde ısınan sular
Bundan yaklaşık 6 ay kadar önce 'Kore'lerde Neler Oluyor?' başlıklı bir yazı yazmış ve Güney Kore'ye ait Cheonan savaş gemisinin bir Kuzey Kore torpidosuyla vurulmasının ve 46 denizcinin yaşamını yitirmesinin ardından kızışan ikili ilişkilerin yan etkilerinden bahsetmiştim. Her şeyden önce o bölge bize uzak olmakla birlikte, dünyanın en büyük güçlerinin ortak ilgi alanının merkezindeydi. İkincisi Kore bölgesi uluslararası ilişkilerin ana gündem maddesi haline gelen nükleer silahların devreye girebileceği bir çatışma alanıydı. Üçüncüsü bir savaş ortamı oluşması durumunda etkileri bakımından tüm dünyanın ekonomik yapısını etkileyebilecek (Çin ve Japonya dolayısıyla) bir üretim ve pazar bölgesini içerisine alabiliyordu.
ABD, Rusya, Japonya ve Çin gibi ülkeler Japon Denizi ile Sarı Deniz arasında bir mızrak gibi uzanan bu yarımadanın jeopolitik öneminin farkındalar. Bu bölge, denizden Asya anakarasına çıkış için bir ana yol niteliğini taşıyor. 1953 yılında Birleşmiş Milletler tarafından çizilen hattın kuzeyinde kalan Kore, Çin'e yakın dururken, Güney Kore ise Batı ittifakına ve Japonya'ya sırtını dayamış durumda. Yarımadanın kuzeyi nükleer silaha, güney kısmı ise ekonomik güç silahına sarılmayı tercih ediyor.
Salı günü Yeonpyeong adasına Kuzey Kore topçuları tarafından ateş açılmasıyla yeniden alevlenen gerginlik, Amerikan nükleer savaş gemisinin (75 savaş uçağı ve 6 bin asker taşıyor) Tokyo limanından Kore sularına doğru hareket etmesiyle beraber tırmanmayı sürdürüyor. Obama'nın Güney Kore konusundaki net ve sarsılmaz desteği ise giderek somutlaşıyor. Nitekim pazar gününden itibaren ABD ve Güney Kore bombalanan ada yakınlarında ortak askeri tatbikat yapmaya başlayacaklar.

Bu arada gerginlik özellikle Güney Kore kabinesi içinde de sıkıntılar yaratmaya başladı. Savunma Bakanı Kim Tae-Young, saldırıya geç tepki vermekle suçlanınca istifa etti. 50 yıldan bu yana ilk kez böyle bir askeri saldırıya uğrayan Güney Kore'nin bu tür durumlara hazır olmadığı da anlaşılıyor. Kuzey Kore'den gelen terör saldırısı niteliğindeki girişimlerin dışında gerilim daha ziyade denizlerde şekillendiğinden, direkt sivillere ve kara ülkesine yönelik bu saldırıya karşı ne yapılabileceği pek bilinmiyor. İlk akla gelen, tek çare olarak beliriyor: Büyük Abi'den yardım talep edilmesi.
Oysa Kuzey Kore'deki Kim Jong İl rejiminin harekete geçme nedenlerini anlamaya çalışılmak bu krizin çözümlenebilmesi için elzem. Kuzey Kore'nin nükleer programı ile ilgili olarak süren 6'lı görüşmelerin bir süredir durma noktasına gelmiş olması oldukça olumsuz bir durum. Pyönyang yönetimi kendisini sürekli olarak tehdit altında hissettiğinden, her türlü çılgın senaryoyu hayata geçirebilecek bir potansiyele sahip. NATO'nun nükleer programları bakımından en rahatsız olduğu iki ülkeden birisi İran ise, diğeri de Kuzey Kore. (Kedi kardeşliği!) Nitekim saldırının ardından en sert kınama mesajlarından bir tanesinin NATO'dan gelmesi sürpriz değil. Peki şimdi ne olacak?

Çin tarafı bölgede gerginlik istemediği gibi ABD askerinin bölgeye daha da ciddi yığınak yapmasını sağlayacak her türlü tahrikten uzak durulmasını istiyor. Bu çerçevede de 6'lı görüşmelere yeniden başlanması gerektiğini, nükleer silahsızlanma için yegane yolun diplomatik girişimler olduğunu belirtiyor. Zira olay askeri hale geldikçe, Çin'in doğusunda Batı'nın ve hatta NATO'nun askeri birikim yaratması söz konusu olabilir.
Konu önemli yarın devam edeceğiz.



2010-11-26
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MesajKonu: Geri: KORELER BİRBİRİNE GİRDİ   Cuma Kas. 26, 2010 9:52 pm

Güney Kore gemisini vuran K. Kore değil, ABD idi. Sebebi de Japonya ile K. Kore arasındaki ilişki zeminini baltalamaktı ki, bunu da o gün için başardılar.

Şimdi de mesele, K. Kore'den öte Çin...

Çin'i durdurabilmek adına, iran ve K. Kore sıradaki hedefler.

Türkiye ise AKP sayesinde bu saldırılardan kurtuldu, Amerika'nın dışarıdan zorla yapacağı saldırıyı, AKP içeriden hukuk kılıfı ile yapıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
KORELER BİRBİRİNE GİRDİ
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: DÜNYA :: SAVAŞ :: Ve Diğer (Savaş)-
Buraya geçin: