AKINCILAR
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.

AKINCILAR

AKINCILAR FORUM
 
AnasayfaKapıGaleriAramaLatest imagesKayıt OlGiriş yap

 

 MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?

Aşağa gitmek 
4 posters
YazarMesaj
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyPtsi Nis. 26, 2010 9:15 pm

[size=18]

[color:36eb=#434343]26 Nisan 2010 Pazartesi[/color]

[color:36eb=#000000][b]MİT Müsteşarlığına Hakan Fidan’ın atanması teşkilâtta kelimenin tam anlamıyla deprem etkisi yarattı.[/color][/b]

[justify]Çok kritik görevlerde bulunan bazı müsteşar yardımcısı ve daire başkanlarının istifa veya emekliliği düşündüğü öne sürülüyor.[/justify]
[justify][/justify]
[justify]Habur rezaletinden sorumlu tutulan MİT Müsteşarı Emre Taner’in görev süresinin uzatılmayacağının kesinleşmesinden sonra yeni Müsteşarın kim olacağı konusunda yoğun spekülasyonlar başladı. ABD’ye yakın kaynaklar halen MİT’te tek bayan Müsteşar Yardımcısı olan A.G.’nin ismini ön plana çıkartırken, teşkilât bünyesinde İstanbul Bölge Başkanlığı’ndan merkeze gelen, Cumhurbaşkanı Gül’ün hemşehrisi Ahmet Köksoy’un şansının yüksek olduğu konuşuldu.
Son 1 ay içerisinde ise emekli astsubay, eski TİKA Başkanı, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan için özellikle cemaat gazetelerinde yoğun kulis yapılmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Gül’ün de ağırlığını koymasıyla Fidan geçen hafta MİT’e Müsteşar Yardımcısı olarak atandı.[/justify]
[justify][/justify]
[justify]Fidan’ın teşkilâta alışması için böyle bir yol izlendiği, 29 Nisan’daki MGK toplantısında Müsteşarlığa atanacağı, mevcut Müsteşar Emre Taner’in görev süresinin tamamlanacağı Mayıs ayında da resmen yeni görevine başlayacağı ifade edildi.[/justify]
[justify][/justify]
[justify][b]Taner’in “maalesef”li duyurusu[/b][/justify]
[justify][/justify]
[justify]Kamuoyunun son iki hafta içinde haberdar olduğu bu gelişmelerin MİT’te çok önceden duyulduğu, çalışanlara ilk haberi de Müsteşar Emre Taner’in verdiği ve “Maalesef teşkilâta dışarıdan biri geliyor” dediği öğrenildi.[/justify]
[justify][/justify]
[justify]Bunun üzerine MİT’in üst düzeyinin adeta kazan kaldırdığı, mesela Müsteşarlık için adı geçen bayan Müsteşar Yardımcısı A.G.’nin, “Emre Taner’le geldim, onunla giderim” sözleriyle emeklilik sinyali verdiği, yine Müsteşarlık için adı geçen Ahmet Köksoy başta olmak üzere birçok daire başkanının istifa veya emekliliği düşündüğü bildirildi.[/justify]
[justify][/justify]
[justify]Öte yandan istifa veya emekli olmayı düşünen personelin, bunu yaptıkları takdirde yeni Müsteşarın işini iyice kolaylaştırıp, boşalttıkları birimlere de dışarıdan birilerinin atanmasının önüne açmış olacakları kaygısıyla ikileme düştüğü, bu yüzden gelişmelere göre hareket etme eğilimine girdiği öne sürüldü.[/justify]
[justify][/justify]
[justify]Son dönemde MİT çalışanlarının, CIA operasyonlarının modernleşmesi ve yaygınlaşmasında etkili olan eski Nazi subayı Gehlen’e ait olduğu söylenen şu söze çok sık atıf yaptığı da anlatılıyor:[/justify]
[justify][/justify]
[justify]“Bir istihbarat örgütünü çökertmek istiyorsanız başına dışarıdan adam atayın”[/justify]


[/size]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

INSAN


Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyPtsi Eyl. 20, 2010 10:56 pm




[img]http://www.timeturk.com/images/news/200920101755361230189_2.jpg[/img]



[size=24]
[color:1f4d=orange]
CIA ile terör zirvesi

[/color]
[/size]
[size=18]
Devletin zirvesinin gündeminde terörle mücadele ilk başlığı oluşturuyor. Geçtiğimiz hafta yapılan iki güvenlik toplantısının ardından, MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın Amerika'ya gittiği ortaya çıktı.





Hükümet terörün son bulması için tavizsiz adımlar atmaya hazırlanıyor. Askeri, diplomatik, sosyal ve psikolojik tüm seçenekler haftasonu yapılan güvenlik zirvesinde masaya yatırıldı.

MİT müşteşarı Hakan Fidan'ın da bu çevçevede bir süredir ABD'de gizli temaslarda bulunduğu ortaya çıktı. Fidan'ın temasları tablonun diplomasi, güvenlik ve istihbarat ayağı konusunda büyük önem taşıyor.

Fidan'ın Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı CIA Direktörü ve Ulusal Güvenlik Teşkilatı yetkilileriyle görüşmeler yaptığı belirtildi.

Kulislerde MİT müsteşarının ABD'de yaptığı temasların çok önemli olduğu konuşuluyor.

Pazar günü yapılan güvenlik zirvesine Fidan yerine yardımcısının katılması dikkat çekmişti.

Pazar günü yapılan ve ve devletin zirvesinin katıldığı güvenlik zirvesinde ise askeri, diplomatik, sosyal ve psikolojik tüm araçların masada tutulara çözüm için alternatiflerin artırılması kararı çıkmıştı.

Hükümet terör örgütünün eylemsizlik kararının uzatılması konusunda bir pazarlığa ve konunun gündeme getirilmesine tümüyle karşı.

Kulislerde gündeme getirilen bilgilere göre, hükümetin bölgedeki yüksek standartlı demokrasi ve reformist adımlarını hızlandırması bekleniyor. Ancak bunun içinde anadil olarak Kürtçe eğitim ve bir sonraki adımda yeni bir yapılaşmanının önünü açacak özerklik talepleri bulunmayacak.

Terör örgütünün olası eylemlerine ise cevabın artık daha sert ve net verilmesi bekleniyor. Askere verilen sınır ötesi operasyon yetkisi de bu noktada güçlü caydırı bir etken olarak masada duracak.
[/size]
ntv
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
INSAN

INSAN


Mesaj Sayısı : 892
Reputation : 33
Kayıt tarihi : 17/05/09

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptySalı Eyl. 21, 2010 8:05 pm

[img]http://www.odatv.com/images/2010_09/2010_09_20/mitin-afet-ablasi-nasil-kurtulur-2009101200_l.jpg[/img]

[size=24]
[color:cef6=orange]
MİT'İN AFET ABLASI NASIL KURTULUR?

[/color]

[/size]

[size=18]
PKK’nın sözde “ateşkes” kararının sona ermesine saatler kala, herkesin paçası tutuştu. Artık adlarını ezberlediğimiz, her olaya vakıf 170 aydın ortak bir bildiri yayınlayarak, “Çatışmaların başlamaması için adım atılmasını” istedi. Cumhurbaşkanı Gül taa Amerikalardan, “Ahmet Türk’le her zaman görüştüm. Kimseyi dışlamam” haberi gönderdi. Başbakan Erdoğan da İstanbul’dan, Ankara’ya gelip, “Güvenlik Zirvesi”ni topladı.

Şu olanlara “PTT-Paçası Tutuşanlar Toplantısı” demeyelim de, ne diyelim. Devletin düşürüldüğü bu halin verdiği “moral” bile PKK’ya en azından 1 hafta yeter… Neyse bu kadar çaba boşa gitmedi!… İmdada yetişen “İmralı Bey”i, kendisiyle yapılan “çok anlamlı ve verimli görüşmelerin” hatırına talimat verdi, Kandil de “eylemsizlik kararını, önümüzdeki hafta içinde yapılacak bir açıklamaya kadar uzattığını” duyurdu. Bakalım bu hafta özellikle okulları boykot kapsamında ne tür gelişme ve “açılımlara” tanık olacağız!..
[color:cef6=yellow]
AFET ABLA NİYE DEŞİFRE OLDU?[/color]

Habur ve Öcalan’la görüşmelerin mimarı MİT’ten son 10 gündür ilginç haberler geliyor.

Geçen hafta Sabah Gazetesi’nde MİT’in Doğu ve Güneydoğu’daki yeni yapılanması hakkında bir haber yayınlandı. Buna göre, bölgelerdeki personel sayısı 3 kat artırılacak, ayrıca PKK’nın Amanos hattında yoğunlaşması dikkate alınarak, MİT’in Mersin il temsilciliği, bölge başkanlığı seviyesine çıkarılacakmış.

Bugün yine Aslı Aydıntaşbaş, yine MİT’le ilgili bir haberle Milliyet’in manşetine taşındı. Yine diyoruz çünkü Aydıntaşbaş, ne zaman eski Müsteşar Emre Taner’i övdüyse, ne zaman A.G. isimli bayan Müsteşar Yardımcısı’nın ismini Müsteşar adayı ilan ettiyse ve yeni Müsteşar Hakan Fidan’ı - pek çoğu unsuru daha önceden yazılsa bile - tanıtıcı yazılara imza atıp, MİT - İmralı görüşmelerini normalleşmeye çalıştırdıysa, istisnasız hep manşet oldu ya da yazısı birinci sayfadan gösterildi.

Aydıntaşbaş bugün “MİT’in efsane, zeki, Kürt konusunda uzman ismi” dediği bayan Müsteşar Yardımcısı A.G.’yi açık adıyla yazıyor. Çünkü A.G’nin gerçek ismini Anadolu Ajansı haber olarak geçti. (Bu arada şunu da not edelim: MİT mensuplarının bu şekilde deşifre edilmesi kanunen suçtur.)

Pazar günü Başbakanlık’ta yapılan, hükümet yetkilileri, Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri Komutanı, Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü, Başbakanlık ve Güvenlik Müsteşarlarının hazır bulunduğu güvenlik zirvesine MİT’i temsilen Afet Güneş katılmıştı.

Bu defa Güneş’in ismi üzerinden MİT’te “Türk dişi James Bond devrinin başlayacağı” gibi bir senaryo yazıp, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın, eski Müsteşar Emre Taner’in başlattığı “yeniden yapılanma sürecini kendi uluslararası tecrübesini de ekleyerek hızlandırdığını” öne süren Aydıntaşbaş, Güneş’in açılım sürecinde İmralı ile yapıldığı sanılan görüşmelerin içinde olduğunu da “varsaydı”!..

****

Edindiğimiz bilgiler ışığında MİT’te gerçekte neler yaşandığını şöyle aktaralım:

Bayan Müsteşar Yardımcısı Güneş, teşkilatta gerçekten “efsane” kabul ediliyor. Çünkü PKK’nın kuruluşundan beri, şube müdürlüğünden itibaren bu konuya bakan, dahası İmralı ile en çok görüşen isim oymuş. Mensupların anlamadığı, PKK güçlendikçe, “efsane”nin de yükselmesi olmuş!

Yeni Müsteşar Fidan’ın, Emre Taner’in MİT’te başlattığı “yeniden yapılanma sürecini” hızlandırdığı iddiasına gelince…

Kulağımıza gelenlere göre yeni Müsteşar Fidan koltuğa oturur oturmaz, “Emre Taner’in teşkilattan izini sileceğim” demiş… Taner’in giderayak tüm birimlere atama yaptığını tespit eden Fidan, eline personel dosyalarını alıp, kimlerle çalışmak istemediğini açık açık söylemiş. Ayrıca MİT’le bir şekilde ilişiği kesilen, kendilerine yakın isimlere haber göndermiş, ilave olarak yeni isimlere kapıları açarak, MİT’te de geniş çaplı bir “kadrolaşma”yı başlatmış. Doğu-Güneydoğu ve Amanoslar hattındaki yeni düzenlemelerin ardında gerçekte bunun olduğu öne sürülüyor.

Fidan’ın, kendisiyle çalışmak istemediğini söylediği isimlerden birisi de Afet Güneş’miş. Daha ilk günlerinde gayet kibar şekilde, “Herhalde Sonbahar’da emekli olursunuz” diyerek, görev süresinin uzatılmayacağı sinyalini vermiş.

Acaba Aslı Aydıntaşbaş’ın Afet Güneş’i öne çıkarma gayretinde acaba bu söylentiler etkili olmuş mudur? Yoksa özellikle İmralı bağlantılı şu son kritik 3 ayda köprülerin altında yeni sular aktı ve Fidan’la, İmralı uzmanı Güneş’in birlikte çalışmasına mı karar verildi?

Bununla bağlantılı şu soruyu da soralım; Başbakanlık’taki Güvenlik Zirvesi’nde MİT’i neden Müsteşar Hakan Fidan değil de, Yardımcısı Afet Güneş temsil etti? Siyasi kulislerde şu seçenekler sıralanıyor:

-Generallerin karşısına, astsubaylıktan emekli Fidan oturtulmak istenmedi…

-İmralı’daki gelişmelere Afet Hanım daha vakıftı…

-Fidan, referandum süreci için çok önemli olan sözde “ateşkes”in sağlanmasının ardından izne çıktı…

-Göreve gelir gelmez sil-baştan yenilenmesi talimatını verdiği MİT Müsteşarlık lojmanına taşınıyor veya bitmediyse çalışmaları denetliyordu…

Bu vesileyle artık anlamakta iyice zorlandığımız bazı hususlara dikkat çekelim:

TSK da, MİT’te doğrudan Başbakana bağlı. MİT’in bu konumu kimseyi rahatsız etmiyor da neden, “Genelkurmay illa da Milli Savunma Bakanına bağlansın” diye kampanya yürütülüyor?

TSK’nın da istihbarat birimleri var. Onların İmralı veya varsa Kandil’le temaslarına neden “Ergenekon faaliyeti” damgası vurulurken, MİT’inki “istihbarat amaçlı devlet görüşmeleri” sayılıyor?

TSK’daki en ufak pire, deve yapılırken, MİT’in develeri (Habur, İmralı ile görüşme gibi) pire bile kadar eleştirilmiyor? MİT’e gösterilen “anlayış” ve verilen desteğin milyonda birinin TSK’dan esirgenmesinin sebebi nedir?


[color:cef6=yellow]
İMRALI’NIN İRAN’I HEDEF GÖSTERMESİ…
[/color]
“İmralı Bey”inin son olağan açıklamasında en çok dikkatimizi çeken, Hakkari saldırısına ilişkin yazdığı senaryolarda İran’ı hedef göstermesi oldu.

Tamam, İran’ın PKK/PJAK’la mücadelesinden, çok sayıda militanın idam edilmesinden çok rahatsızlar… Acaba başka bir sebebi daha olabilir mi? Türk kamuoyunda İran aleyhtarlığını artırma, dolayısıyla AKP’nin İran politikasında, ABD’nin istediği yönde değişiklik yapmasını kolaylaştırmak gibi!..
[color:cef6=yellow]
GÜL, ATALAY VE ERGİN’E SORULAR
[/color]
Hafta sonuydu, ancak devletin zirvesinden de yoğun açıklamalar geldi. Bunların unutulmadan, sorgulanması gerekiyor…

Cumhurbaşkanı Gül ABD yolunda, “Terörle şunu elde ettik” demelerine fırsat vermeden, “kendi inisiyatifimizle hareket etmemiz” gerektiğini belirtip, “Bugün harcanan gayretler 10 yıl önce harcansa, daha çok mesafe alınırdı…” tespitini yaptı.

Bir; Başbakanlıktaki dünkü acil toplantının bizatihi kendisi, “terörle elde edilenlerin” en son örneği olmadı mı?

İki; Gül “gayretler” konusunda neden 8 yıl öncesini değil de, 10 yıl öncesini işaret etti ki? 8 yıldır AKP iktidarda olduğu için mi? Ve o 8 yılın 5 yılında hem “Reform İzleme Grubu”, hem de “Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu”nun başkanı kendisi değil miydi? Elini-kolunu bağlayan mı oldu?

Uçakta Gül’e şu iki soruyu soran gazeteciyi de çok merak ediyoruz:

Biri, son Hakkari saldırısı için “Devlet kurumlarından birileri yapmış olamaz mı?” demiş.

Diğeri de seçimlerde yüzde 10 barajı konusunda şöyle bir öngörüde bulunmuş; “Bir sonraki seçimde Meclis’e Kürtler yine bağımsız girebilecek ama MHP belki girmeyecek. Türk milliyetçiliğinin olmadığı bir Meclis’te Kürt milliyetçiliği olacak...”

Devlet ve MHP düşmanlığının, üstelik devletin başının uçağında bu kadar aleniyet kazandığını görmüş müydünüz?

İçişleri Bakanı Atalay’ın dili de Hakkari saldırısını PKK’nın yaptığını söylemeye pek zor vardı, “Deliller PKK’yı gösteriyor” dedi. Bu arada şunu sordu; “O saldırıda yaralanan 15 aylık Zeynep’e bunun hesabını kim verecek?” !..

Kim, kime şikayet ediliyor?.. Hesabı verecekler belli… O saldırıyı düzenleyenler ve sadece Zeynep’i değil, 8 yıldır canı alınıp, kanı dökülen asker, polis ve vatandaşlarımızı koruyamayanlar!.. Öyleyse bu sorunun anlamı ne; Zeynep’in faturası, Habur ve “PKK açılımlarına” itiraz edenlere mi çıkartılmak isteniyor?

Ve Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in sözleri; BDP’lilerle yapmayı planladıkları görüşmeler için, “Görüşme talepleri neyi içeriyordu, onu bilmiyoruz, geldiklerinde anlaşılacaktı” dedi. BDP’lilerin sözde “ateşkesin devam şartlarını” görüşmek istediğini sağır sultan bile duydu. Acaba bir tek Ergin mi duymadı?!.. Ergin, şunları da söyledi:

“Abdullah Öcalan, Türkiye’ye getirildiği günden beri hangi rejime tabiyse bugün de aynı rejime tabidir. O günkü hükümet döneminde ne yapılıyorsa, bugün de o yapılıyor. Güvenlik birimleri ihtiyaç duymaları halinde, görüşme talep ederlerse, bu görüşmeler geçmişte de olmuştur, bugünde oluyor…”

Önce Silivri’de tutuklu emekli Albay Atilla Uğur, yakalandığında gerekli istihbaratları almak için Öcalan’la görüştüklerini, ondan sonra görüşme yapılmadığını açıkladı. Ardından Öcalan, “Askerler başta görüştü, görüşmeler istihbari amaçlıydı. Sonra görüşmeler kesildi” dedi ve AKP iktidarı döneminde “sivil bir heyetle anlamlı, verimli görüşmeler yaptığını” duyurdu. Hatta “ateşkes” talebinin devletten geldiğini iddia etti.

Şu tablo bile AKP öncesi ve sonrasında Öcalan’ın “tabi olduğu rejimin” ne kadar farklı olduğunu ispatlamaya yetmiyor mu?

Aldanmaktan ve aldatmaktan yorulmayanlara ithaf olunur!..
[/size]


Müyesser Yıldız
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
GÖLGE

GÖLGE


Mesaj Sayısı : 1231
Reputation : 36
Kayıt tarihi : 16/05/09

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyPerş. Kas. 11, 2010 12:29 am



[img]http://www.odatv.com/images/2010_11/2010_11_11/mit-mustesarinin-kardesi-kimin-hizmetinde-calisiyor-1111101200_l.jpg[/img]

[size=24][color:6ca9=orange]
MİT MÜSTEŞARININ KARDEŞİ KİMİN HİZMETİNDE ÇALIŞIYOR
[/color]
[/size]




Devlette atama ve görevlendirmelerde cemaat ve tarikatların giderek etkin bir ölçü haline geldiği eleştirisi kamuoyunda sıkça dillendiriliyor.
Ama bu haber “Bu kadarına da pes” dedirtecek cinsten.
Haberin bilgisine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün google arama motorundaki çalışmalarıyla ulaşmakta mümkün değil.
****
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’ün son dönemlerdeki en kritik ataması MİT’te oldu.
MİT Müsteşarlığına beş ay önce Hakan Fidan atandı.
Orduda astsubay olarak görev yapan, ordudaki görevinden ayrılır ayrılmaz Avustralya’nın Ankara Büyükelçiliğinde kıdemli siyasi danışman olarak çalışan Fidan, 42 yaşında Türkiye’nin en kritik kurumlarından birinin başına getirildi.
Hürriyet gazetesi Fidan’ı dağcıların Himalayalara tırmanışlarına rehberlik eden şerpalara (yerli halka) benzetti.
Oysa Fidan’ın yükselişinde başka etmenlerin rol oynamış olabileceği de düşünülebilir.
Teyit etmekte çok zorlandığımız bilgilere göre…
Fidan’ın Mustafa Fidan adında bir kardeşi bulunuyor.
Mustafa Fidan halen Amerika’da ikamet ediyor.
Yaşadığı kent Pennsilvanya.
Pennsilvanya’da bir çiftlikte yaşıyor.
Çiftliğin en önemli sakini ise Fetullah Gülen.
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın kardeşi Mustafa halen Fetullah Gülen’in danışmanı olarak Pennsilvanya’daki çiftlikte yaşıyor.
MİT Müsteşarı Fidan kardeşiyle sık sık görüşür mü, araları nasıldır bilinmez. Ama Hakan Fidan’ın açıklama yapması, “vardır, yoktur demesi" kamuoyu açısından önem taşıyor.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyPerş. Kas. 11, 2010 11:32 am

MİT'e Fetullah darbesi desenize...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Erhan Eren




Mesaj Sayısı : 76
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 17/05/09

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyPerş. Kas. 11, 2010 4:28 pm

illi İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamada, bir internet sitesinde ''MİT Müsteşarının Kardeşi Kimin Hizmetinde Çalışıyor?'' başlıklı ''yalan bir haber'' yayınladığı ifade edildi.

Müsteşarlık olarak kurum veya kurum mensupları hakkında medyada yer alan haberlerle ilgili açıklama yapılması gibi bir gelenek bulunmadığı kaydedilen açıklamada şöyle denildi:

''Ancak söz konusu haber Sayın Müsteşarımızın kişilik haklarına doğrudan saldırı niteliği taşımakta, kamuoyunu yanlış yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Sayın Müsteşarımızın ne ABD'de yaşayan ne de Mustafa isimli erkek kardeşi yoktur. Halen Türkiye'de yaşamını sürdüren erkek kardeşi ise hayatı boyunca hiç yurt dışında bulunmamıştır.

Bu çerçevede, ima etmeye çalıştığı hususlarla birlikte tamamıyla yalan olan söz konusu haberle ilgili olarak yasal yollara başvurulacağı kamuoyuna saygıyla duyurulur.''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyCuma Kas. 12, 2010 1:07 pm

Bu da güzel, yani haberi, "kişilik haklarına saldırı" olarak değerlendirmeleri.

Demek ki neymiş, birinin kardeşinin Fetullah'ın yanında olduğunu söylemek, kişilik haklarına saldırı olacak kadar ağır bir suç veya kabahat.

Kişilik haklarına saldırı, kardeşin yanında bulunduğu adamdan ötürü mü, yani o adamın sevilmemesinden ötürü mü?

Şundan eminim ama, bu günlerde üst makamlara fetullahçılar getirilmiyor. Fetullahçı bilinenler yükselemiyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
AZYA
Admin
Admin
AZYA


Mesaj Sayısı : 2611
Reputation : 38
Kayıt tarihi : 27/03/10

MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? Empty
MesajKonu: Geri: MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?   MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK? EmptyCuma Kas. 19, 2010 6:53 pm

Yiğit Bulut
ybulut@htgazete.com.tr
Türkiye'nin 'MİT müsteşarına' başka ülkelerin emriyle saldıran karanlık odaklar
13 Kasım 2010 Cumartesi, 12:06:56

MİT Müsteşarı, göreve geldiğinden bugüne, "Türkiye'yi bölgelerinde rakip olarak" gören ülkeleri, odakları ve onların uzantılarını rahatsız ediyor. Rahatsız olmakta haklılar; kendi akademilerinde okutup, devşiremedikleri bir isim...
Sevgili dostlar, son günlerde "internette yerleşik bir karanlık odak" tarafından, MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında inanılmaz bir iftira kampanyası yürütülüyor. Olmayan kardeşler, olmayan ilişkiler yaratılıp Fidan "kurmaca bir senaryo" üzerinden karalanmaya çalışılıyor... Aynı deneme daha önce de yine aynı "odaklar" tarafından yapılmış ve gelen açıklamalar sonrası "yalan" olduğu ortaya çıkmıştı...
Tam bu noktada "AB kaynaklı gazeteler tarafından atılan iddialardan hemen sonra konu hakkında kaleme aldığım yazıdan" bazı alıntıları hatırlatmak istiyorum:
...Türkiye'deki "yerleşikdüzenin"son dönemde en çok rahatsız olduğu isim MİT Müsteşarı Hakan Fidan! Nedeni de çok açık! Birileri asla kabullenemedi; nasıl olur da "yerleşik sistem içinde palazlandırılmayan biri", MİT'in başına geçti! O koltuk çok önemliydi ve "oraya mutlaka ama mutlaka yerli-yabancı odakların ulaşabileceği", yurtdışında "dışişlerinde görev yapmış" veya yabancı askeri akademilerde okumuş bir isim atanmalıydı... Ama olmadı, o koltuğa "yıllarca dışlanan bir sınıfta görev yapmış" ama yılmadan kendini yetiştirip "sistemin adaletsizliğinden ortaya çıkan bütün unsurları kişisel çabalarıyla" tersine çevirmiş bir isim atandı... Bu tespitler sonrası gelelim; "rahatsız olanların" Fidan a saldırmak için ortaya koyduklarına... Son dönemde Avrupa'da yerleşik bazı gazetelerde "son derece insafsız" bazı iddialar ortaya atılıyor ve Türkiye'de bazı "karanlık odaklar da" bunları içeride yaymaya çalışıyorlar... Aslında iddialar çok komik ve biraz detaylı bakınca "hangi kaynaklardan" servis edildiğini de anlamak zor değil... Şimdi sıkı durun, bakın neler oluyormuş: "Türkiye, İran ile Hizbullah arasında yeni silah köprüsü kuruyormuş ve süreç Hakan Fidan tarafından yönetiliyormuş!" Daha birçok "komik" ve "abartılı" detay var ama saçmalığı algılamak için bu kadar bile yeterli... Uzun lafın kısası; bu ülkede "yerleşiklere" alet olmaz, "seçkinler arasından çıkmaz veya onlara hizmet etmez", bazı ülkelerin "Ortadoğu politikalarına baştan biat etmezseniz"; kaderiniz hep aynıdır, nerede olursanız olun karalanırsınız... Türk halkı gözünü açmalı ve gerçekten milli menfaatlerine hizmet eden "herkese" hangi meslekten olursa olsun "herkese" sahip çıkmalı... Yerleşiklerin oyunlarına dikkat...
Sevgili dostlar, yukarıda da belirttiğim gibi "bu ikinci deneme" ve saldırı ekseni ABD-AB-İsrail ekseninde şekilleniyor...
Bu noktada bir soru daha soralım; neden bu kadar düzenli bir yapı içinde tekrar eden sürekli bir saldırı yapılıyor? Ve en önemlisi bunu yapanlar "nasıl Türkiye'de en büyük gazetelerde hâlâ kendilerine tam bir sayfa emanet edilerek yazarlık yapmaya" devam ediyorlar?
Sorulara sizler de cevap ararken çok önemli bir detayın altını çizeyim: Türk İstihbaratı uzun yıllar "ABD-İsrail-Almanya" üçgeninde etkilere maruz kaldı ve Türkiye'nin finansal-siyasal manipülasyonlar içinde dalgalandığı her dönemde asla kendini toplayamadı... Olaya bu açıdan bakınca Hakan Fidan, Türkiye için bir şans ve değerini bilmemiz gerekli...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
MİT'İN BAŞINA KİM GELECEK?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
AKINCILAR :: UMUMİ :: Siyaset :: Ve Diğer (Siyaset)-
Buraya geçin: